Kaşar Delikanlılar
Moda'da neredeyse büfeden bozma daracık bir mekanın girişinde, ufacık bir masada 50 yaşlarında, uzun sarı saçlı, hippi kılıklı bir adam elini çenesine koymuş oturuyordu. Duvarları tuğladan örülmüş, T...isimli şirin bir bardaydı. İçeride çoğu zaman olduğu gibi yine Guns & Roses melodileri çalıyordu.
Sarı saçlı, hippi kılıklı masasındaki birasına pek dokunmuyordu, belli ki çabuk bitmesinden endişe ediyor, ara ara bardağından küçük yudumlar alıyordu. Kendi kendine vakit geçiriyor, deri bileklikleriyle ve boynundaki kemik kolyesiyle oynuyordu. Masasında en sertinden bir C... sigarası vardı ve sık aralıklarla elini kutuya uzatıp, sigarasını yakıyordu.
Sigara tüttürüp sokaktan geçenleri boş boş seyrederken, birden feri sönmüş gözleri parladı ve bağırmaya başladı.
"Erol, n'aber!"
Sokaktan geçen bir arkadaşını görmüştü. Erol da 50 yaşlarındaydı; kara sakallı ve şişmandı. Kafasına bağladığı kırmızı bandanayla kelini itinayla örtmüştü. Yolda yürümeyi kesip sesin geldiği yöne baktı ve sarı saçlı, hippi kılıklıyı görünce gülümsedi. Hemen yanına gidip masasına oturdu.
Sarı saçlı, hippi kılıklı sordu:
"Gözükmüyorsun?"
Bandanalı şişman kinayeli bir şekilde tebessüm ederek
"Bir takıntım var da o yüzden" dedi.
Bunu duyan sarı saçlı, hippi kılıklı da altta kalmak istemez bir şekilde söze girdi:
"Ben de akşam konserdeydim bir kızla. Sayesinde para vermeden sigara içilen bölümde izledim konseri."
Bandanalı şişman, tasdik eder bir edayla cevap verdi:
"Süpermiş."
Sarı saçlı, hippi kılıklı devam ediyordu:
"Sonra eve döndüm. Yüzüm gülerek eve girmiştim, ama bizimki yine rahat vermedi. Ah şu evi paylaşamadık ki boşanalım."
" E, sonra?"
" Dır, dır, dır başladı söylenmeye. Sorma artık! Konuşma! Odama girip yatacağım işte! Ama ne gezer."
"Tabi canım, konuşacaksa da ertesi gün konuşsun. Öyle gece gece ne oluyor!"
Arkadaşından cesaret bulan sarı saçlı, hippi kılıklı devam etti:
"Aynen. Zaten hep konuşuyor. Bende de o an filim koptu, fırlattım cep telefonunu. Bak çalışmıyor şimdi."
"Hay Allah! Hanımın işi hallolur da telefona yazık olmuş."
Volkan Gönenç
23-Temmuz-2015
Kızıltoprak
Bu yazı K. Volkan Gönenç'e (Yazar) ait olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Bu hakları ihlal eden kişiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabi olurlar. Yazardan yazılı izin alınmadan kısmen veya tamamen herhangi bir vasıtayla basılamaz, kopyalanamaz, ancak yazarın adını ve web sitesini kaynak göstermek kaydıyla özetleme ve kısmi alıntı yapılabilir.

Yorumlar
Yorum Gönder