Yabancı
Otuz yaşlarındaki genç adam misafir olduğu evimizden çıkıp akşam yürüyüşü yapmak ve biraz hava almak için Söğütlü sahiline doğru yöneldi. Ankara'dan eşiyle birlikte anne ve babamı ziyarete gelmişti.
Evvelki gece yapmış olduğu 16 saatlik otobüs yolculuğunun yorgunluğunu hala üzerinde hissediyordu. Özellikle otobüs Giresun'un dağlarında, kıvrım kıvrım Armelit geçidinden geçerken çok rahatsızlanmıştı. Yolculuk sonrası tüm gün evde dinlenmişti, ama o da yeterli olmamıştı. Hafif esen poyraz eşliğinde bir yürüyüş yapmanın kendisine iyi geleceğini düşünüyordu.
Evimizin önünden Akçaabat'a kadar uzanan kıyı şeridi yürüyüş yapmaya çok müsaitti. Genç adam sahildeki çakıl taşlarına basarken çıkardığı çıtırtıları, dalgaların sesleri eşliğinde dinleyerek keyifle yürüyordu. İçinden "Ne kadar huzurlu bir yer" diyerek sigarasını yaktı.
70'li yılların son moda kıyafetlerini taşıyordu. Göğsü karnına kadar açık siyah renkli dar bir gömlek, kalın yuvarlak metal tokalı bir kemer ve İspanyol paça siyah pantolonu, sakalları ve sıfır numara kesilmiş saçlarıyla birleşince Trabzon'un dışındaki bir alemden geldiği hemen belli oluyordu.
Issız sahilde ilerlerken kendi bastığı çakıl taşlarının dışında başka taşlardan da sesler geldiğini fark etti. Devrin anarşi devri olmasından dolayı biraz tedirgin olarak arkasına döndü ve seslerin geldiği tarafa baktı.
Köyden üç adam kendisine doğru hızlı adımlarla geliyordu. Ne yapması gerektiğini kestiremedi; dönüp yoluna devam mı etmeliydi, yoksa bekleyip kendisine gözlerini dikmiş vaziyette hızla yaklaşan bu insanlara selam mı vermeliydi?
En nihayetinde yabancı bir köyde misafirdi. Elini kaldırıp selam vermenin en doğru karar olduğunu düşündü.
"Selamün Aleyküm."
Ciddi bakışlarla kendisinden gözünü ayırmayan 3 kişi yaklaşmaya devam ederken içlerinden biri seslendi:
"Aleyküm selam gadaşım. Nabaysın haburalarda?"
Genç adam tam "hiçbir şey, geziniyorum sadece" diyordu ki soruyu soran adam lafını kesti:
"Ve bagayım kimliğini!"
Yapacak bir şey yoktu. Üç e karşı bir durumdaydı. Arkasından ne gelecek diye endişelenerek pantolonunun arka cebinden nüfus kağıdını çıkarttı. Kimliğini verirken sesi titreyerek "Ben doktor beylere misafir geldim Ankara'dan" diyebildi. Bir taraftan da bizim evi işaret ediyordu.
Bunu duyan adamın yüzü yumuşadı. Elini genç adamın omzuna koyarak ekledi:
"Dema! La baştan soylesene haunu, biz de seni casus sanduyduk!"
Volkan Gönenç
1-Ocak-2013
İstinye
Bu yazı ve içeriğinde yer alan fotoğraf K. Volkan Gönenç'e (Yazar) ait olup, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında korunmaktadır. Bu hakları ihlal eden kişiler, 5846 sayılı Fikir ve Sanat eserleri Kanunu ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda yer alan hukuki ve cezai yaptırımlara tabi olurlar. Yazardan yazılı izin alınmadan kısmen veya tamamen herhangi bir vasıtayla basılamaz, kopyalanamaz, ancak yazarın adını ve web sitesini kaynak göstermek kaydıyla özetleme ve kısmi alıntı yapılabilir.

Yorumlar
Yorum Gönder